Karar künyesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/8229, K. 2015/7977, 01.06.2015

Somut olay

Davacı, borç senedi düzenleneceği düşüncesiyle notere götürüldüğünü; gerçekte satış yetkisi içeren vekâletname çıkarıldığını ve bu vekâletname kullanılarak taşınmazının davalı adına tescil edildiğini ileri sürmüştür. Yerel mahkeme, davayı hile hukuki sebebine dayalı kabul edip bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle reddetmiştir.

Gerçek karar metninden ilgili bölüm

“İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davada hile hukuksal nedenine değil, vekâletnamenin hile ile alındığı iddiasına dayanıldığı anlaşılmaktadır.”

“Bilindiği üzere vekâletnamenin hile ile alındığı iddiası, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını da içermektedir.”

“Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanan davaların herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmadığı gözetilerek, işin esasının incelenmesi … gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.”

Kararın çözümlediği sorun

Mahkeme, tarafın anlattığı vakıaları yalnız “hile” etiketiyle değerlendirmiş ve buna bağlı bir yıllık süreyi uygulamıştır. Yargıtay ise hukuki nitelendirmenin vakıaların bütününden yapılması gerektiğini; vekâletnamenin hileyle alınması ve bu belgenin vekâlet verenin zararına kullanılması iddiasının vekâlet görevinin kötüye kullanılmasını da içerdiğini kabul etmiştir.

Bu ayrım önemlidir. Hile, irade sakatlığına ilişkin bir iptal sebebidir. Vekâlet görevinin kötüye kullanılması ise vekilin sadakat ve özen borcuna aykırı davranışı ile üçüncü kişinin iyiniyet durumunu inceler.

Kararın uygulama alanı

Karar özellikle şu olaylarda kullanılabilir:

  • Borç veya başka işlem için verildiği düşünülen vekâletnamenin satışta kullanılması,
  • Yaşlı veya okuma yazması sınırlı kişiden geniş vekâlet alınması,
  • Taşınmazın vekile veya yakınına düşük bedelle geçirilmesi,
  • Satış bedelinin vekâlet verene ödenmemesi,
  • Mahkemenin davayı yalnız hile olarak nitelendirip süre nedeniyle reddetmesi.

Üçüncü kişinin durumu

Karar süre sorununu çözmekle birlikte tapu iptali için devralanın iyiniyeti ayrıca incelenir. Aynı Dairenin yerleşik yaklaşımına göre, devralan vekilin sadakat ihlalini biliyor veya bilmesi gerekiyorsa işlem vekâlet vereni bağlamaz. Devralan gerçek anlamda iyiniyetliyse tazminat talebi vekile yöneltilebilir.

Dilekçede kullanım

Dava dilekçesinde vakıalar açıkça anlatılmalı ve “hileli biçimde alınan vekâletnamenin sonradan vekâlet verenin zararına kullanıldığı” gösterilmelidir. Hukuki sebepler bölümünde TBK m. 506, TMK m. 2, 3, 1023 ve 1024 birlikte ele alınabilir. Zamanaşımı itirazına cevapta bu karar doğrudan kullanılabilir.

Sonuç

Yargıtay, hâkimin tarafın kullandığı kelimeye değil, ileri sürülen maddi vakıalara göre hukuki nitelendirme yapması gerektiğini vurgulamıştır. Vekâlet görevinin kötüye kullanılması iddiası süre gerekçesiyle yüzeysel olarak reddedilemez; işin esası araştırılmalıdır.

Kaynak notu

Kararın tam metni kullanıcının Google Drive Bilgi Deposu’ndaki Yargıtay içtihat belgesinden alınmıştır.

İlgili İçerikler

Büro Bilgilendirmesi

Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.