Karar künyesi:* Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2015/16994, K.2015/25185, T.10.09.2015

Temel sonuç:* Yazılı fesih bildirimi bulunmaması feshin geçersizliği sonucunu doğurur; hizmet alımı kapsamı dışında fiilen çalıştırılan işçi yönünden muvazaa kabul edilebilir.

Kararın ele aldığı hukuki sorun

Karar, işe iade, feshin geçersizliği ve iş güvencesi uyuşmazlığında hangi maddi olguların belirleyici olduğunu ve karar merciinin hangi delilleri birlikte değerlendirmesi gerektiğini göstermektedir.

Uyuşmazlığın hukuki çerçevesi

İş güvencesi kapsamındaki işçinin sözleşmesi, geçerli neden açık ve kesin biçimde yazılı olarak bildirilmeden sona erdirilemez. İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır.

Kararın değerlendirdiği sorun, özellikle “İş güvencesi şartları” ve “Yazılı fesih bildirimi” başlıklarının somut olayda nasıl ayrılacağı noktasında yoğunlaşmaktadır.

Karar merciinin vardığı sonuç

Yazılı fesih bildirimi bulunmaması feshin geçersizliği sonucunu doğurur; hizmet alımı kapsamı dışında fiilen çalıştırılan işçi yönünden muvazaa kabul edilebilir.

Sonuç, fesih bildirimi ve tebliğ belgesi ile i̇ş sözleşmesi ve sgk hizmet dökümü gibi temel delillerin toplanması ve tarafların maddi vakıalarının doğru nitelendirilmesi gereğine dayanmaktadır.

Gerçek karar metni

Aşağıdaki metin, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2015/16994, K.2015/25185, T.10.09.2015 künyeli kararın Bilgi Deposu’ndaki belgesinden alınmıştır. Sigorta Tahkim kararlarında taraf, adres ve iletişim bilgileri kişisel verilerin korunması amacıyla çıkarılmıştır.

T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2015/16994 K. 2015/25185 T. 10.9.2015 DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: KARAR : A-) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili ... davacının Bakanlık Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Bilgi teknolojileri Şube Müdürlüğünde 14.4.2012 tarihinden itibaren bilgi işlem personeli olarak çalıştığını, sigorta bildiriminin kamu ihale mevzuatı kapsamına sürücülü ve sürücüsüz taşıma işinin verildiği önce Ö. Turizm ve 15.2.2013 tarihinden itibaren de davalı Ö. Tur şirketi üzerinden yapıldığını, 15.1.2014 tarihine kadar fiilen kesintisiz çalışan davacının sonradan 31.12.2013 tarihi itibariyle sigortalı çıkışının bildirildiğini öğrendiğini, ortada yasaya aykırı bir alt işveren ilişkisi olduğundan, davacının baştan itibaren Bakanlık işçisi olarak kabulü gerektiğini, keza İş Kanunu'nun madde 19'a uygun bir fesih bildirimi de olmadığından feshin geçersizliğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B-) Davalı Cevabının Özeti: Davalı şirket vekili, davalının Bakanlık'tan kamu ihale mevzuatı hizmet alım sözleşmesi ile 15.2.2013 - 31.12.2013 dönemi 43 araç, 30 şoför temini işini üstlendiğini, hizmet alım ilişkisinin' İş Kanunu'nun madde 11 anlamında objektif neden olduğunu, davacının Bakanlığın belirlediği şoför listesinde yer aldığından davalının 15.2.2013 tarihi itibariyle girişinin bildirildiğini ve sözleşme sonunda 31.12.2013 tarihinde çıkışının yapıldığını, davacının bilgi işlem personeli olarak çalıştığından davalı şirketin haberdar olmadığını ve bu sebeple işe iade talep hakkı olamayacağını beyan ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Bakanlık vekili, davacının davalı Bakanlıktan hizmet alım sözleşmesi ile iş üstlenen yüklenicilerin işçisi olarak çalıştığını, ihale makamı konumundaki davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın 1 aylık hak düşürücü süresinde olmadığını, altı aylık hizmet süresinin son ihaleden itibaren dolmuş olması gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini, muvazaa iddiasının ispat yükünün davacıda olduğunu, işe iadeden müteselsilen sorumluluk tesisinin hukuken olanaklı olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C-) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yazılı fesih bildirimi bulunmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davalılar arasındaki hizmet alım ihalesinin kapsamı ve davacının Bakanlık işyerinde fiilen çalıştığı iş itibariyle aralarındaki ilişkinin 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2. Maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle davacının davalı Bakanlık nezdinde işe iadesine ve işe iadenin mali sonuçlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir. D-) Temyiz: Kararı davalılar temyiz etmiştir. E-) Gerekçe: Davacının iş sözleşmesinin yazılı fesih bildirimi olmadan feshedildiği bu sebeple feshin geçersiz olduğu' davacının davalılar arasındaki hizmet alım ihalesi kapsamı dışında çalıştığı, davacı yönünden davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu anlaşıldığından davacının davalı Bakanlık nezdinde işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğu düşünülmeden yargılama giderlerine harç katılarak Bakanlık aleyhine harca hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, söz konusu hatanın giderilmesi yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek ONANMASINA karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin çıkarılarak yerine' '4- Davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacının yatırdığı 50,40 TL harç bedelinin davalı Ö. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, Davacının yaptığı harçlar hariç toplam 835,30 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine' ibaresinin eklenmek suretiyle hükmün bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA, 10.9.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın gerekçesinin çözümlemesi

1. İş güvencesi şartları

Belirsiz süreli iş sözleşmesi, en az altı aylık kıdem, işyerinde en az otuz işçi ve işveren vekili istisnasının dışında olma şartları birlikte incelenir. Aynı işkolundaki işyerleri işçi sayısında birlikte değerlendirilebilir.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle fesih bildirimi ve tebliğ belgesi üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

2. Yazılı fesih bildirimi

Fesih sebebi açık ve kesin biçimde yazılmalıdır. Yalnız SGK çıkış kodu veya sözlü bildirim, İş Kanunu m.19’daki şekil şartını her zaman karşılamaz.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle i̇ş sözleşmesi ve sgk hizmet dökümü üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

3. Geçerli nedenin ispatı

İşveren fesih nedenini ispatla yükümlüdür. Performans düşüklüğünde objektif ölçütler, uyarılar ve savunma; işletmesel kararda tutarlılık ve feshin son çare olması ilkesi araştırılır.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle i̇şyeri işçi sayısı kayıtları üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

4. Arabuluculuk ve dava süresi

Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur. Anlaşma olmazsa son tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki hafta içinde dava açılır.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle performans değerlendirmeleri ve savunma yazıları üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

5. Alt işveren ve muvazaa

İşçi ihale veya hizmet alımı konusu dışında asıl işverenin organizasyonu içinde çalıştırılıyorsa muvazaa gündeme gelebilir. Fiilî çalışma düzeni, talimat veren kişi ve bordro ilişkisi birlikte incelenir.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle arabuluculuk son tutanağı üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

Kararın kapsamı ve sınırları

Kararın emsal değeri “Yazılı fesih bildirimi bulunmaması feshin geçersizliği sonucunu doğurur; hizmet alımı kapsamı dışında fiilen çalıştırılan işçi yönünden muvazaa kabul edilebilir.” ilkesiyle sınırlıdır. Olay tarihi, taraf sıfatı, talep sonucu veya fesih bildirimi ve tebliğ belgesi bakımından önemli bir farklılık varsa aynı sonucun çıkacağı varsayılmamalıdır.

Dilekçede nasıl kullanılmalıdır?

Dilekçede önce Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2015/16994, K.2015/25185, T.10.09.2015 künyesi yazılmalı; sonra kararın çözdüğü maddi sorun iki cümlede özetlenmelidir. Ardından mevcut dosyada davacı … tarihinden beri davalı işyerinde belirsiz süreli sözleşmeyle çalışmaktadır. olgusunun karardaki vakıayla benzerliği veya farkı açıklanmalı ve “feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine” talebinin bu içtihatla neden desteklendiği gösterilmelidir.

Güncellik notu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2015/16994, K.2015/25185, T.10.09.2015 tarihinden sonra İş Kanunu m.18-21; 7036 sayılı Kanun m.3 hükümlerinde veya görevli dairelerin iş bölümünde değişiklik bulunup bulunmadığı yayın tarihinde kontrol edilmelidir. Karar metni, olay tarihindeki hukukla güncel hukuk ayrıştırılarak kullanılmalıdır.

Sonuç

Yazılı fesih bildirimi bulunmaması feshin geçersizliği sonucunu doğurur; hizmet alımı kapsamı dışında fiilen çalıştırılan işçi yönünden muvazaa kabul edilebilir.

İlgili İçerikler

Büro Bilgilendirmesi

Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.