Kısa cevap: 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı, CMK m. 231/12 uyarınca kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulur. Başvuru, hükmün tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye verilecek dilekçeyle yapılır. Ancak karar tarihi, suç tarihi ve geçiş hükümleri mutlaka birlikte incelenmelidir.
HAGB kararının hukuki niteliği
HAGB, mahkemenin sanığın suçu işlediği sonucuna vararak bir mahkûmiyet hükmü kurmasına rağmen bu hükmün belirli bir denetim süresi boyunca açıklanmamasıdır. Açıklanmayan hüküm, müsadereye ilişkin hükümler hariç olmak üzere sanık hakkında doğrudan hukuki sonuç doğurmaz. Buna karşın kararın içinde suçun sabit görüldüğüne, cezanın türüne ve miktarına ilişkin bir değerlendirme bulunduğundan etkili bir kanun yolu denetimi önem taşır.
1 Haziran 2024 öncesi ve sonrası ayrımı
7499 sayılı Kanun’la CMK m. 231 değiştirilmiş ve yeni düzenleme 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni sistemde sanığın HAGB’yi kabul etmesi şartı kaldırılmış; HAGB kararlarına karşı, CMK m. 272/3 hükümleri saklı kalmak üzere istinaf yolu öngörülmüştür. Bölge adliye mahkemesi, yalnız HAGB’nin biçimsel şartlarını değil, mahkûmiyet hükmünün usul ve esas yönünden hukuka uygunluğunu da inceleyebilir.
Daha eski tarihli kararlar bakımından, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yolu rejimi ve geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle dilekçede yalnız “itiraz” veya yalnız “istinaf” yazmak yerine karar tarihi, tebliğ tarihi ve uygulanacak geçici hüküm açıkça gösterilmelidir.
İstinaf dilekçesinde neler ileri sürülebilir?
HAGB kararına karşı başvuru yalnız “HAGB şartları oluşmadı” iddiasıyla sınırlı değildir. Somut dosyaya göre şu hususlar ileri sürülebilir:
- Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı,
- Delillerin hukuka aykırı elde edildiği,
- Tanık anlatımlarının çelişkili veya soyut kaldığı,
- Eksik araştırmayla hüküm kurulduğu,
- Suç vasfının hatalı belirlendiği,
- Beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu,
- Ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşma, indirim ve artırım hükümlerinin yanlış uygulandığı,
- Zararın giderilmesi, önceki mahkûmiyet ve yeniden suç işlemeyeceği kanaati gibi HAGB şartlarının hatalı değerlendirildiği,
- Gerekçenin denetime elverişli olmadığı.
AYM’nin 2025/149 sayılı iptal kararının etkisi
Anayasa Mahkemesi, 10 Temmuz 2025 tarihli E.2024/98, K.2025/149 sayılı kararıyla CMK m. 231’in HAGB’ye ilişkin 5 ila 14. fıkralarını iptal etmiştir. Karar 31 Aralık 2025 tarihli ve 33124 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış; iptal hükümlerinin 30 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.
Bu nedenle 25 Temmuz 2026 itibarıyla HAGB hükümleri ve istinaf yolu yürürlüktedir. 30 Eylül 2026 sonrasında yasama organının yeni düzenleme yapıp yapmadığı ve devam eden dosyalara ilişkin geçiş kuralları ayrıca kontrol edilmelidir.
Başvuru süresi ve dilekçenin verilmesi
Ceza muhakemesinde istinaf süresi kural olarak hükmün gerekçesiyle birlikte tefhim veya tebliğinden itibaren iki haftadır. Süre hesabında kararın yüze karşı mı yoksa yoklukta mı verildiği, gerekçeli kararın ne zaman tebliğ edildiği ve elektronik tebligatın beşinci gün kuralı dikkatle incelenmelidir.
Dilekçe kararı veren ilk derece mahkemesine sunulur. Dilekçede hükmün hangi kısımlarına itiraz edildiği, beraat talebi ve buna alternatif hukuki talepler açıkça gösterilmelidir. Yalnız “karar usul ve yasaya aykırıdır” şeklindeki soyut ifade, etkili bir inceleme için yeterli değildir.
Sonuç
HAGB kararına karşı başvuru, artık yalnız şekli koşulların denetlendiği dar bir yol değildir. Güncel sistemde istinaf mercii mahkûmiyet hükmünü delil, suç vasfı, ceza tayini ve gerekçe yönünden inceleyebilir. Ancak 30 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek iptal kararı nedeniyle, başvuru tarihinde yürürlükteki mevzuatın yeniden kontrol edilmesi zorunludur.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın belgeleri, süreleri ve güncel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Büro Bilgilendirmesi
Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, uygulama rehberi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.