Yayın türü: Karar İncelemesi

Faaliyet alanı: İş Hukuku

Hukukî dayanak: 1475 sayılı Kanun m.14; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3

Meta açıklama: Askerlik nedeniyle kıdem tazminatı, muvazzaf askerlik, sevk belgesi, makul süre, fesih iradesi ve yeni işte çalışma.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut dosyada olay tarihi, görev, süre ve güncel mevzuat ayrıca incelenmelidir.

Kararın Künyesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2013/14764, K.2015/9463, T.09.03.2015

Kaynak niteliği: Bilgi Deposu / Doğrudan yargı kararı

Uyuşmazlığın Hukukî Sorunu

Muvazzaf askerlik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdiren ve en az bir yıllık kıdemi bulunan işçi kıdem tazminatı isteyebilir. Ancak işten ayrılma ile askere sevk arasında gerçek bir neden-sonuç bağı ve somut olaya göre makul bir süre bulunmalıdır. İncelenen kararın odak noktası, bu genel çerçevenin somut olayda hangi deliller ve usul kurallarıyla uygulanacağıdır.

Yüksek Mahkemenin Kabulü

Fesih ile askere sevk arasında beş aylık süre bulunması ve işçinin bu sürede başka işte çalışması karşısında, feshin askerlik nedeniyle yapıldığı kabul edilemez.

Kıdem ve muvazzaf askerlik şartı

İşçinin aynı işverene bağlı en az bir yıllık kıdemi bulunmalı ve iş sözleşmesi muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işçi tarafından sona erdirilmelidir.

Gerçek fesih nedeni

Fesih bildirimi ile sevk belgesi, işçinin askerlik hazırlıkları ve olayların kronolojisi birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin gerçek sona erme nedeni askerlik olmalıdır.

Makul süre değerlendirmesi

Kanunda fesih ile sevk arasında sabit gün sayısı yoktur. Sürenin makul olup olmadığı sevk tarihi, yol ve hazırlık ihtiyaçları, işçinin kişisel durumu ve aradaki faaliyetlerle belirlenir.

Arada başka işte çalışma

Fesih sonrasında uzun süre başka işte çalışma, feshin askerlik nedeniyle olmadığına güçlü emare oluşturabilir; kısa ve zorunlu çalışma ise somut gerekçesiyle açıklanmalıdır.

Kararın Uygulamaya Etkisi

Karar, ilk derece yargılamasında yalnız sonuç cümlesinin değil, delillerin toplanma biçiminin ve ispat yükünün de denetlenmesi gerektiğini göstermektedir. Taraflar, kararın kendi dosyalarına uygulanmasını isterken benzer ve farklı maddi olguları açıkça karşılaştırmalıdır.

Güncellik Notu

Makul süre kanunda sabit bir gün sayısıyla düzenlenmemiştir; sevk tarihi, kişisel hazırlıklar ve aradaki çalışma olgusu somut olayda birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak Metin / Doğrulama İçin Alıntılanan Bölüm


T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2013/14764
K. 2015/9463
T. 9.3.2015
• İŞ AKDİNİN FESHEDİLDİĞİ TARİH İLE ASKERE SEVK TARİHİ ARASINDA 5 AYLIK SÜRE BULUNMASI ( Fesih Tarihi İle Askere Sevk Tarihi Arasında Geçen Sürenin Makul Sayılamayacak Kadar Uzun Olduğu - Davacının Bu Dönemde Yeni İşte Çalıştığına Dair Deliller Sunduğu/İş Akdi Askerlik Sebebiyle Feshedilmediğinden Kıdem Tazminatı Talebinin Reddedileceği )
• ASKERLİK SEBEBİYLE İŞ AKDİNİN FESHİ ( Fesih Tarihi İle Askere Sevk Tarihi Arasında 5 Aylık Süre Bulunduğu ve Bu Sürenin Makul Sayılamayacak Kadar Uzun Olduğu - Davacının Bu Dönemde Yeni İşte Çalıştığına Dair Deliller Sunduğu/İş Akdi Askerlik Sebebiyle Feshedilmediğinden Kıdem Tazminatı Talebinin Reddedilmesi Gerektiği )
• İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI ( Askerlik Nedeniyle İş Akdinin Feshedildiği İleri Sürülerek Kıdem Tazminatı Talebi - Fesih Tarihi İle Askere Sevk Tarihi Arasında 5 Aylık Süre Bulunduğu ve Bu Sürenin Makul Sayılamayacak Kadar Uzun Olduğu/İş Akdi Askerlik Sebebiyle Feshedilmediğinden Kıdem Tazminatı Talebinin Reddedileceği )
1475/m. 14
ÖZET : Davacı, resepsiyon görevlisi olarak çalışırken iş sözleşmesini askere gidecek olması nedeni ile haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek, işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. 
Davacı askerlik nedeni ile dilekçesini verdikten 30 gün sonra görevi bırakacağını belirtmiş ve belirttiği bu tarihten sonra işyerine gitmemiştir. Her ne kadar 5 ay sonra askere sevk edilmiş ise de fesih tarihi ile askere sevk tarihi arasında geçen süre makul sayılamayacak kadar uzun olduğu gibi, davalı davacının bu dönemde yeni işte çalıştığına dair bir kısım deliller sunmuştur. Bu durum karşısında davacının iş sözleşmesini askerlik nedeni ile feshetmediği, kıdem tazminatı koşulları gerçekleşmediği anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerekir. 
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, resmi tatil, dini bayram ve yıllık izin ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. 
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 
KARAR : A- ) Davacı İsteminin Özeti: 
Davacı, davalıya ait işyerinde resepsiyon görevlisi olarak çalışırken iş sözleşmesini askere gidecek olması nedeni ile haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, resmi tatil, dini bayram ve yıllık izin ücret alacaklarının tahsilini, istemiştir. 
B- ) Davalı Cevabının Özeti: 
Davalı, davacının 01.06.2011 günü, 30.06.2011 tarihinde askerlik sebebiyle işten ayrılacağına dair istifa dilekçesi sunduğunu, bunun üzerine davacıdan askere gideceğine dair sevk belgesini sunmasını istediklerini ancak davacının sevk belgesi sunmaktan kaçındığını, 30.06.2011 günü işi bıraktığını, tutanak tutulduğunu ve haklı nedenle fesh edildiğini tazminat ve alacak istemlerinin haksız olduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir. 
C- ) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: 
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının askerlik nedeni ile ayrılmasından sonra 30.11.2011 tarihinde askere sevk edildiği, fesihten 6 ay sonra askere sevk edilmesi nedeni ile aradaki süre de makul kabul edilerek kıdem tazminatına hak kazandığı, ayrıca davacının diğer istemlerinde de kısmen haklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir. 
D- ) Temyiz: 
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir. 
E- ) Gerekçe: 
1- ) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 
2- ) Davacı davalıya ait işyerinde çalışırken askere gidecek olması nedeni ile iş sözleşmesini fesh ettiğini ileri sürüp kıdem tazminatı istemiş, davalı ise davacının askere sevk ile ilgili belge sunmadığını ve işi terk etmesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiklerini savunarak talebin redddini istemiştir. 
Mahkemece davacının işyerinden ayrılmasından 6 ay sonra askere sevk edildiği ve bu sürenin makul kabul edildiği gerekçesi ile kıdem tazminatına hükmedilmiş ise de, bu kabul dosya kapsamına uygun değildir. 
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı 01/06/2011 tarihli dilekçesi ile askerlik nedeni ile 30/06/2011 de görevi bırakacağını belirtmiş ve 30/06/2011 den sonra işyerine gitmemiştir. Her ne kadar 30/11/2011 de askere sevk edilmiş ise de fesih tarihi ile askere sevk tarihi arasında geçen süre makul sayılamayacak kadar uzun olduğu gibi, davalı davacının bu dönemde yeni işte çalıştığına dair bir kısım deliller sunmuştur. Bu durum karşısında davacının iş sözleşmesini askerlik nedeni ile feshetmediği, kıdem tazminatı koşulları gerçekleşmediği anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 
yarx

Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, müvekkillerine iş hukuku süreçlerinde Adana'da iş hukuku avukatı olarak rehberlik ederek, en iyi sonuçları elde etmelerine yardımcı olmaktadır.

İlgili İçerikler

Büro Bilgilendirmesi

Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.